Koronavirüs (Covid-19) salgınının Türkiye’de turizm üzerindeki öncülleri, etkileri ve sonuçlarının değerlendirilmesi

Örgütü (WHO) tarafından 11 Şubat 2020’de Covid-19 olarak açıklanmıştır. Covid-19 ismi “Corona”
nın “Co”’su, “virus”ün “vi”’si, İngilizce hastalık anlamındaki “disease” sözcüğünün “d”si ve
ilk kez 2019 yılında görülmesi nedeniyle “19” rakamından oluşturularak Covid-19 olarak tanımlanmıştır
(Lovelace, 2020). Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 11 Mart 2020 tarihinde tüm dünyayı
tehdit eden koronavirüs kaynaklı Covid-19 hastalığını küresel salgın anlamına gelen “pandemi”
olarak ilan etmiştir (Ghebreyesus, 2020; Cucinotta ve Vanelli 2020). Küresel salgın Çin ve Uzakdoğu
ülkelerinden diğer Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika ülkelerine de sıçramış ve hızlı bir yayılım
göstermiştir.

Çin’den yayılan Koronavirüs (Covid-19) İran’da vaka ve ölüm sayılarının artması nedeniyle
Türkiye için önemli bir salgın tehdidi oluşturmuştur. Türkiye’nin İran ile siyasi, ticari ve sosyolojik
ilişkileri nedeniyle gerek yolcu trafiği gerekse yük ve kargo taşımacılığının oldukça yüksek
düzeyde, hava, deniz ve demir yolu ulaşım olanaklarının gelişmiş olması salgın risk ve tehdidini
arttırmaktadır. Diğer yandan yurt dışından Türkiye’ye iş ve tatil amacıyla gelenlerin sayısında da
artışların başladığı 2020 Mart ayı Covid-19 salgınında tüm dikkatlerin İran ile birlikte Avrupa’da
özellikle İtalya ve İspanya’nın üzerine çekildiği bir dönemin başlangıcı olmuştur.

Salgının yarattığı kaygı, korku, bunalım gerek bireyleri gerekse sektörleri, dolayısıyla işletmeleri
tedirgin ederek psikolojik, sosyolojik ve ekonomik etkileri gün geçtikçe daha fazla hissedilir
hale getirmiştir. Özellikle bireysel ve toplumsal düzeyde yaşanılan sosyolojik ve psikolojik
sorunlara işletmelerin karşılaştığı ekonomik sıkıntılar ve bunun insanlara yansıması salgının etkilerini
arttırmıştır (Barua, 2020; Ho, Chee & Ho, 2020). Salgın artık her ülke için ciddi bir tehdit
olmanın ötesinde çok sayıda ölümlerin gerçekleştiği topyekûn savaşılması gereken bir düşman
haline gelmiştir.

Turizm ile ilgili ilk tedbirler havayolu uçuşlarındaki kısıtlama ve iptaller olmuştur. Virüsün
Wuhan’da çıkması ve dünyaya yayılması nedeniyle önce 22 Ocak 2020’de Çin’deki bir havayolu
işletmesi tarafından gerçekleştirilen Wuhan-İstanbul uçuşları, ardından salgının yayılım hızını
arttırması sonucu 5 Şubat 2020 tarihiden itibaren Çin çıkışlı tüm uçuşlar durdurulmuştur. Virüs
Çin’den sonra İran’da etkili olurken vaka ve ölüm sayıları çoğalmaya başlamıştır. Türkiye tedbir
olarak 23 Şubat 2020’de İran ile arasındaki kara sınır kapılarını kapatmış ve İran’dan gelen uçak
seferlerini durdurmuştur. Bunu takiben 29 Şubat 2020’de Türkiye ile İtalya, Türkiye ile Güney
Kore, Türkiye ile Irak arasında gidiş-geliş tüm yolcu uçuşları, ardından 14 Mart 2020’de Almanya,
Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda uçuşları tedbiren
durdurulmuştur.
Bir süre sonra Türkiye tüm uluslararası ve yurt içi uçuşları durdurarak tedbirleri sıkılaştırmıştır.
Bununla birlikte farklı araç ve yollarla yurtdışından gelenlere de 14 günlük karantina uygulanırken
yurtdışına giriş çıkışların kısıtlandığı ve kamu görevlilerinin yurt dışı ziyaretlerinin iptal
edildiğini içeren bir genelge yayımlanarak alınan tedbirler doğrudan ya da dolaylı olarak turizm
işletmelerinin çoğunun rezervasyonlarını iptal etmesine, faaliyetlerini durdurmasına, sezonluk işletmelerin
açılışlarını ertelemesine neden olmuştur.

Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü tarihten itibaren Koronavirus (Covid-19) salgınının etkisini
en aza indirebilmek için hükümet tarafından alınan tedbirlerden birisi de 28 Mart 2020’de şehirler
arası seyahatlerin izne bağlanması olmuştur. Diğer yandan Kültür ve Turizm Bakanlığının yapmış
olduğu tedbirlere ilişkin bir başka detay (Gülal, 2020) ise otellerin rezervasyonlarını virüsün riskini
azaltmak için belirlenecek kapasite kullanım oranlarına uygun olarak Nisan ayından sonrası
için almaları, birçok oteli bulunan otel birlikleri de özellikle zincir oteller aynı bölgede bir veya
iki otelini açacak şekilde planlama yapmasına ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir. Şehir otellerinin
birçoğu yeni rezervasyon almazken mevcut müşterilerine hizmet vererek kontrollü bir faaliyet
sürdürmektedir. Buna karşın birçok şehir oteli ve zincir otel de belirli bir süre faaliyetlerini askıya
almak zorunda kalmıştır.

Koronavirus (Covid-19) salgını nedeniyle alınan ulusal düzeyde genel tedbirler, turizme özgü
tedbirler ve uluslararası tedbirler öncelikle insan sağlığını korumaya yöneliktir. Bu tedbirlerin bir
de turizm sektörüne ve faaliyet gösteren çeşitli tür ve sayıdaki turizm işletmelerine etkisi olmuştur.
Bu etkinin en önemli özelliği ekonomik açıdan yarattığı sonuçlardır. Bu durum hem işletmeleri
hem de çalışanları etkilerden, sonuçları yalnızca toplumsal ve sektörel düzeyde kalmamış,
ülke ekonomisini de olumsuz etkilemiştir. Bu çerçevede ülkelerin turizm sektörüne yönelik farklı
tedbirleri ve destekleri olduğu ve bunu çeşitli şekillerde uygulamaya koyduğu görülmektedir.

You may also like

Leave a Reply